Patatesin Besin Değeri
Ana SayfaFasulyeYumurtaSALATAYeşilçayARMUTÇorbaYağsız EtSirkeBrokoliNar
Patatesin Besin Değeri

Enerji değeri : 74 kcal
Protein değeri : 2 gram
Yağ değeri : 0,2 gram
Karbonhidrat değeri : 17.1 gram
Su değeri : 79 gram
Kalsiyum değeri : 8 mg
Demir değeri : 0.4 mg
A Vitamini değeri : 0 mg
Titamin değeri : 0.20 mg
Riboflavin değeri : 0.02 mg
Niasin değeri : 1.5 mg
C Vitamini değeri : 8 mg
Sodyum değeri : 8 mg

Diyetler 12345678910

 

Patatesin Faydaları
Anavatanı  Güney Amerika olan ve  ilk kez And dağları'nda yabani türler olarak keşfedildiği düşünülen patates ilk olarak  yaklaşık 7,000 yıl önce Peru'da ekilmeye başlanmış mucize bir bitki.
Avrupa'ya ilk kez İspanya'lı bir gezgin  tarafından getirilmiş ve aynı yıllarda İspanya'da ekilmeye başlanmış. Fransada 1540'larda ekilmeye başlamış (Fransızlar önceleri patatesi yalnızca çiçeklerinden yararlanmak için süs bitkisi olarak yetiştirmişler) ve  1590'da ilk olarak botanik literatürüne  İsviçreli botanist Gaspard Bauhin tarafından geçirilmiş. Osmanlı mutfağına ise Fransa’dan 110 yıl sonra girecek bu harika sebze.

Çiğ patatesin %70-80’i su ve %20’si  karbonhidratlardan oluşur. Mineral ve vitamin içeriği  bir insanın dengeli beslenmesi için oldukça iyi bir düzeydedir.
Gelişmiş ülkeler  günlük protein ve vitamin ihtiyacının büyük bölümünü patates tüketerek karşılamaktadır ( günlük proteinin % 16'sı, vitamin gereksiniminin %  40'ı patatesten ).
100 gram patates, bir insanın  gereksinim duyduğu günlük proteinin  % 7'sini, demirin % 10'unu, C vitamininin % 20-50'sini, B1 vitamininin % 10'unu ve enerji ihtiyacının % 3'ünü karşılar..
Patateste protein oranı düşük gibi görünmesine rağmen ( bir patatesin  % 2’si protein)  proteinin net kullanma değeri yani kalitesi oldukça yüksektir.
Patatesteki nitrojen yani azot, bir yetişkinin günlük kaybettiği nitrojeni yerine koymaya yeter.
Patatesin kuru ağırlığının % 1-5 ‘i nitrojenlerden oluşur. Bunun %90’ı, çözülebilir haldedir, geri kalan yani çözülemeyen kısmı ise dış kabukta bulunur.
Bol miktarda A, C ve B vitaminleri ile potasyum,bakır, triptofan, manganez, diyet posası, magnezyum ve kalsiyum içeren patates, protein, demir ve fosfor da içerir.
Vücuda enerji verdiği, halsizliği ve yorgunluğu giderdiği bilinen patates şeker hastaları için de faydalıdır. Patates yapısında bulunan bileşikler (bol potasyum içerir) kan basıncını düşürücü etki gösterir. Potasyum ile ilgili ayrıntılı bilgiye
Damar sertliğini gidermeye yardımcı, sindirimi kolaylaştırıcı ve kabızlığı önleyici etkisi de var. Bağırsak şişliğini ve hemoroid ağrılarını da azaltıcı etkiside gösterilmiş. El ve ayak çatlaklarına iyi geldiği ise iyi bilinen bir yönü. Halk arasında bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olarak, böbrek taşını düşürmede ve cilt bakımında da kullanılıyor. Çok daha başka yararları da olan patatesin belkide en önemli özelliği anti-kanser olması.
Patates ve Kanserden koruyucu (anti-kanser) özelliği
The American Cancer Society (Amerikan kanser birliği) ‘e göre 2011 yılında 1.6 milyon yeni kanser tanısı almış hasta daha mevcut kanserli hastalara katılacak. Günümüz zaten kanser devri maalesef. Gıda katkı maddeleri, kirli hava, stres,radyasyon, fast food alışkanlığı, genetik faktörler vs birçok yeni ve klasik nedenlerle kanser hızı gittikçe artıyor. Bu nedenle artık tüm kanser dernekleri ve sağlık otörleri tarafından diyetlerin anti kanser özelliği olan gıda ve gerekirse vitamin-minerallerce desteklenmesi gerektiği açıkça vurgulanıyor. Bizde elimizden geldiğince bu kanserojen faktörleri minimize etmeye yönelmeliyiz.
Ben aynı zamanda  çok da sevdiğim patatesin kanserden koruyucu özelliği ile ilgili birkaç çalışmadan örnek vereceğim.
Uluslararası patates merkezine göre tatlı patatesin yaklaşık 8000 tipi (sarı,yeşil,mor…) bulunuyor.
Patates karbonhidrat, fiber yani lif, elementler, vitamin A,K,C ve B vitaminleri ile kafeik asit ve di-tri caffeoylquinic asit gibi kanserle savaşan güçlü polifenolik antioksidan kaynağıdır.

    Japonyada 2005 yılında meme kanserli sıçanlarda yapılan bir çalışmada yemlerin % 5’inin tatlı patatesle oluşturulması ile kanser büyümesinin inhibe olduğu görülmüştür (Bioscience, Biotechnology and Biochemistry,2005).
    Mesane kanseri ve mesane taşı olan hastalarda, diyetle tatlı patates tüketiminin artırılmasının kanser gelişimini azalttığı görülmüştür (European Journal of Cancer Prevention, 2002).
    Japonyada renal kanserli hastalarda yapılan bir başka çalışmada ise patates tüketiminin artırlması ile mortalite yani ölüm hızı azalmış olarak saptanmıştır (2005, the Journal of Epidemiology).
    Promiyelositik lösemi hücrelerinin üzerine patatesin etkisini  inceleyen başka bir çalışmada, deneysel olarak patates ekstraktının lösemi hücrelerinin çoğalmasını inhibe ettiği görülmüştür (2007, Journal of Agricultural and Food Chemistry).
     Bir başka çalışmada karaciğer kanserli farelere patatesten elde edilen antosiyanin adlı antioksidan 150 mg dozunda verildiğinde  kanser büyümesinin % 33.3 oranında azaldığı görülmüştür (Wei Sheng Yan Jiu.,2008).
    301 akciğer kanserli ve 602 sağlıklı kontrol hasta üzerinde yapılan bir çalışmada diyetle patatesi fazla tüketme ile ortalama % 43-65 arasında akciğer kanseri gelişiminde risk azalması saptanmıştır (2007, Asia Pacific Journal of Clinical Nutrition).
Tabi bu konuda yapılan çok sayıda çalışma var. Burada önemli olan diyetimizi -hele günümüz koşullarında- mümkün olduğunca fast food’dan uzak ve doğal gıdalara kaydırmak. Özellikle iyice yıkanmış ve deniz tuzunun içinde kabuğuyla beraber pişirilmiş bir patatesi haftada en az iki kere yemenizi ve rutin diyetinizden patatesi hiç çıkarmamanızı özellikle öneriyorum.
    Eti yeşile çalan patatesi almayın, bu tür Avrupada hayvan yemi olarak kullanılıyor. En iyi patates  eti taze iken beyaz, bekletilmemiş iken sarı olan patatesdir.
    İçeriğindeki B6 ve B1  vitamini sıcağa karşı çok duyarlıdır.

    Vitamin ve madensel tuzların büyük bir kısmı patatesin kabuğunda toplanmıştır. Onun için kabuğunu da yemeye bakın. (İyice yıkadıktan sonra, bîr süre, içine sirke konmuş suda bekletirseniz mikroplardan arınma sağlanır.  Unutmayın eskiler patatesi mangal, ocak ya da tandırlarda külün altına gömer, kabuğuyla birlikte yerlerdi.
    Patatesi soyarak tüketecekseniz suyun içinde soyulmuş patatesi fazla bekletmeyin.  Madensel tuzların bir kısmı eriyip suya karışır.
    Patatesi loş yerlerde koruyun (ışıkta yapısında bulunan B1, B6 ve K vitaminlerini kaybedebilir)
    Buzdolabında asla saklamayın (soğuk ortamlarda redükleyici özelliği olan şeker oluşur. Bu şekerde akrilamid maddesinin ön maddesidir. Akrilamid artık kanıtlanmış kanserojen bir maddedir.
    Çok sıcak ortamda da saklamayın (içerdiği nişasta şekere dönüşür ve pişirilme esnasında kararmaya başlar. )
    Soyduktan sonra havayla çok uzun zaman temas eden patates kararmaya başlar. Önemsiz olan bu durum içerdiği karbonhidratın oksitlenmesinden kaynaklanır.
Yazar:M.Özer


Bu Yazılarda İlginizi Çekebilir
  • Domatesin Besin Değeri
  • Muzun Faydası Nedir?
  • Süt Grunu Besin DeğeriiSüt Grunu Besin Değerii
  • Balığn Besin Değeri
  • Kilo alma Diyeti
  • Yumurtanın besin değeri
  • Zeytinin besin değeri
  • Gıdaların Glisemiks İndeksi
  • Yemekten sonra bunları yapmayın
  •  

    Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10    Sonraki

  • 2.El Komple Vücut Geliştirme Aletleri
  •  
    eurostargym.com adsense gizlilik politikasi