Eurostar Gym
 Vücut geliştirme,bodybuilding   fVücut geliştirme forum   vücut geliştirme fitness blog   vücut geliştirme ve tüm sporlarla ilgili veideolar   vücut geliştirme canlı tv
 

0537 786 55 82

EUROSTAR GYM

KAMPANYALAR

CANLI TV-RADYO

EN ÇOK SATANLAR


Proteinler ve Amino Asitler Nedir???
Amino Asit Nedir?

Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar, bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi bozukluklara yol açar.

Bunların eksiklikleri nasıl oluşur. Yani özetle denilebilir ki amino asitler olmaksızın vitamin ve mineraller vücutta görev yapamazlar. Amino asitlerin serbest formları en saf olan formlarıdır. Serbest formda amino asitler daha hızla absorbe olurlar. Bu beyaz kristalize formdaki amino asitler oda sıcaklığında stabildirler.180°C üzeri sıcaklıklarda dekompoze olurlar.

AMİNO ASİTLERİN ABCSİ ; Her bir amino asit spesifik bir fonksiyona sahip olup çeşitli hastalık semptomlarının gelişmeden önlenmesinde çok önemli ihtiyaçtırlar.

L - ALANİN : L-Alanin vücutta glukose metabolizmasında kullanılan amino asittir ve karbonhidratların yanarak vücut enerjisinin üretilmesinde yardımcıdır.

L- ARGININ : Vücutta adale oluşması ve yağların yakımıda yine L-Arginin varlığında gerçekleşir. L-Arginin ayni zamanda; kollagen üretiminde,siroz gibi karaciğer hastalıklarında faydalıdır.
Hamile ve emziklilerin L-Arginin kullanması sakıncalıdır. Vücutta bulunan sıvı haldeki nitric oxid'in tek üretim kaynağıdır,Tansiyonu düzenler ve damar sağlığı için oldukça önemlidir,Damarların elastikiyetini sağlar.Büyüme Hormonu salgısı için oldukça önemlidir.Büyüme hormonu salgısını tetiklerve bazı kısırlık tedavisinde kullanılır.

L - ASPARAGIN : L-Asparagin,merkezi sinir sisteminin dengesinin muhafazası için gereklidir. Aşırı sinir ve asabiyet oluşumunu engeller.

L - ASPARTİK ASİT : Canlılık ve güç,kuvvet verdiği için yorgunluğa iyi gelir. Kronik yorgunluk aspartik asit seviyesinin düşüklüğüne bağlı olarak gelişen hücresel enerji eksikliğinin bir sonucudur. Bu amino asit ayni zamanda aşırı amonyağı vücuttan atarak karaciğeri korur. L-Aspartik asit diğer amino asitlerle birleşerek kandaki toksinleri absorbe ed

Proteinler

Proteinlerin bütün canlı organizmaların en önemli maddeleridir. Canylıların büyümeleri, üremeleri,
kalıtım özelliklerinin bir nesilden diğer bir nesile taşınması hep protein ihtiva eden maddelerin
aracılığı olmaktadır. Bundan başka canlı organizmadaki metabolizma olaylarını kataliz
eden enzimler, fizyolojik etki gösteren hormonların bir kısmı ve canlı varlıkları bazı hastalıklara
karşı koruyan antikorlar gibi önemli maddelerde protein yapısındadırlar. Alyuvarlara rengini
veren hemoglobin bir protein bileşiğidir. Kasların büyük kısmı miyozin ve aktin denen protein
türlürinden meydana gelir. Proteinler bir taraftan zçözünmüş halde hücrenin sitozollerinde bulunurlar,
diğer yandan çözünmemiş halde hücrenin iskeletini teşkil ederler.
Proteinler büyük moleküllü maddeler olup, molekül ağırlıkları yaklaşık 10.000 den milyonlara
değişik büyüklükte olabilir. Protein molekülleri yüzlerce amino asitin peptid bağları ile birbirine
bağlanmasından meydana gelir.
Amino asitlerin önemi sadece proteinlerin yapı birimleri olmalarından ileri gelmez. Metabolizmada
amino asitler diğer birçok reaksiyonlara da iştirak ederler. Genel olarak amorf maddelerdir.
Fakat bazen kristal halde olabilir. Doğal olarak meydana gelen proteinlerin yapısında yirmi
amoni, iki imino asit mevcuttur.
2. AMİNO ASİTLER
Proteinler hidroliz edilirse kendilerini oluştura asit ünitelerine parçalanırlar. Adlarından da anlaşılacağı
gibi, amino asitler karakteristik iki fonksiyonel grup içerirler.: Amino grubu (-NH2) ve
karbonil grubu (-COOH). Ayrıca bu iki grup arasında bir akil (R) kökü bulunur. Buna göre, bir
amino asit genel olarak aşağıdaki formül ile gösterilir.
R ile gösterilen açil veya aril deddiğimiz grup değişerek çeşitli amino asitler meydana gelir.
Doğal olarak proteinler içinde bulunan amino asitler, ? amino asitlerden ibarettir. Bu amino
asitlerde -NH2 grubu amino asitin ? karbon atomuna, yani -COOH grubundan sonra gelen
ilk karbon atomuna bağlanmıştır.

R
H2 N - C - COOH
H
2.1. Amino Asitlerin Sınıflandırılması
Amino asitler yapısal özelliklerine göre değişik şekilde sınıflandırılırlar. Reaksiyonlara göre
amino asitler, nötral, asidik ve bazik amino asit olarak 3 sınıfa ayrılırlar.
Kolay öğrenmek bakımından amino asitler aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir.
1. Alifatik Amino Asitler
2. Aromatik Amino Asitler
3. Kükürtlü Amino Asitler
4. Asidik Amino Asitler
5. Bazik Amino Asitler
6. İmino asitler
2.1.1. Alifatik Amino Asitler
Glisin: En basit ve asimetrik karbon atomu ihtiva etmeyen tek amino asiddir. Bu sebeple opikçe
aktif değildir. Organizmada sentezlenebilir. Serin amino asidi ile glisin birbirine dönüşebilir. Glisin,
benzeoik asit ve diğer bazı asitlerle birleşerek detoksifiksiyon mekanizmasında rol alır.
Bundan başka kreatinin yapımında kullanılır. Nükleik asit sentezine katılır.
Doğuştan glisin metabolizması bozukluğundan, bu amino asitin böbreklerden geri emilmesinin
sonucunda, idrarda fazla miktarda glisin çıkar, diğer bir deyişle glisinüri görülür.
¦ Alanin: Organizmada hemen her proteinde esansiyel olmayan yani endojen bir amino
asitidir.Özel bir görevi yoktur.
¦ Valin: Eksojen yani esansiyel bir amino asittir. Çeşitli proteinlerin yapısında bulunur.
¦ Lösin ve İzolösin: Proteinlerde bulunan esansiyel amino asitlerdir. Vücuttaki metabolizmeleri
aynı yolla izlediklerinden beraber incelenir.
¦ Serin: Glisin amino asiti ile birbirine dönüşebilirler.
¦ Treonin: Birçok proteinlerde bulunur. Vücutta yapılamaz. Metabolize olması için piridoksal
fosfat'a ihtiyaç vardır.

2.1.2. Aromatik Amino Asitler
¦ Fenilalanin ve tirozin: Bazı maddelerin sentezinde benzer bir şekilde bir role sahip olduklarından
beraber incelenirler. Fenilalanin tirozine dönüşebilir fakat tirozin fenilalanine dönüşemez.
Bundan dolayı fenilalanin esansiyel bir amino asitdir. Yani dışarıdan besinlerle alınması
gerekir. Fenilalanin'in tirozine dönüşümü genetik bir bozukluk dolayısıyla fenilalanin hidroksilaz
enziminin bulunmamasına bağlı olarak durduğu taktirde, kanda fenilalanin ve bazı metabolitlerinin
birikimi ve idrarda bu maddelerin atıldığı görülür. Küçük çocuklarda görülen bu kalıtsal
hastalık "fenilketonüri" olarak adlandırılır. Zeka geriliği ve gelişme noksanlığı görülür.
Tirozin adrenal medulladan sentezlenen epirefrin ve norepinefrin ile tiroid bezinden salınan trioksin'in
ön maddesini oluşturur.
Tirozin metabolizması bozukluığundan cildin rengini veren melanin denen pigmetin oluşumundaki
yetersizlikten kaynaklanan "Albinizm" hastalığı görülür. Bu hastalarda cilt ve kıllar beyaz
olur.
¦ Triptofan: Hem besin değeri yönünden, hem de hücre için önemli birçok bileşiklerin
kaynağını oluşturduğundan önemli bir amino asitdir. Triptofan oksijean bir amino asit olup, birçok
proteinden oluşur. Niyasin isimli vitaminin ve birçok fizyolojik görevi bulunan seretonunu'in
sentezinde kullanılır.
Şizofreni hastalırnda krizler esnasında bu amino asitin parçalanma ürünleri idrara çıkar.
2.1.3. Kükürtlü Amino Asitler
¦ Sistein: Birçok proteinlerde ve özellikle kreatininde desistinde (sistin) şeklinde fazla
miktarda bulunur. Sistein, glutatyonuun bileşimine girer. Organizmada metiyonin bulunduğu
taktirde vücutta yapılabilir. Metiyonin varlığında serin'den teşekkül eder.
¦ Metiyonun: Birçok proteinde bulunur. Esansiyel bir amino asittir. Metiyonin organizmada
hem metil (-CH3), hem sulfhidril (-SH) grubu vericisidir.
¦ Sistin: Saç, tırnak ve boynuz gibi yapılarda bulunur.
2.1.4. Asidik Amino Asitler
¦ Aspartik asit ve Glutamik asit: Endojen amino asitlerdendir. Bu iki amino asit transaminasyon
reaksiyonlarında rol alırlar.
- 54 -
Ayrıca glutamik asit, folik asit denilen vitaminin yapısında rol alır.
2.1.5. Bazik Amino Asitler
¦ Lizin: Özellikle hayvansal kaynaklı proteinlerde bulunur. Bazik bir amino asit olup, organizmada
teşekkül edemez, yani esansiyeldir.
¦ Hidroksilizin: Lizin amino asidinin bir (OH-) grubu taşıyan şeklidir.
¦ Histidin: Birçok proteinlerde % 1-2 oranında ve hemoglobinde % 10 oranında bulunur.
Endojen bir amino asittir.
¦ Arginin: Birçok proteinde özellikle proitaminde çok bulunur. Organizmada glutamik
asitten teşekkül eder. Üre biosentezinde rol alır.
2.1.6. İmino Asitler
¦ Prolin ve Hidroksiprolin: Ençok prolamin grubundan proteinlerde bulunur. Amino grubu
yerine imino grubu bulunur.
Prolin ve hidroksiprolin endojen maddelerdir. Prolin, bağ dokusunun yapıtaşı olan kollajen'in
yapısında bulunur.
2.1.7. Esansiyel Amino Asitler
Organizmada sentezlenemeyen, besinlerle dışarıdan alınması gerekli amino asitlere esansiyel
amino asitler denir. Bunlar: Valin, lösin, izolösin, treonin, ketiyonin, fenil alanin, triptofan ve
lizin alino asitleridir.
Amino asitlerin tanımını ve sınıflandırılmasını yapınız?
2.2. Amino Asitlerin Fiziksel Özellikleri
¦ Amino Asitlerin Çözünürlükleri: Amino asitler genellikle suda, seyreltik asit ve bazlarda
çözünürler, buna karşılık etil alkol ve diğer organik çözücülerde çözünemezler.
- 55 -
?
¦ Amino Asitlerin Optik Aktiviteleri: Glisin amino asiti dışında bütün amino asitlerin karon
atomları asimektirktir. Bu nedenle optik aktivite gösterirler.
¦ Amino Asitlerin İyonlaşmaları: Amino asitler amfoter özellik gösteren maddelerdir.
Yani asidik ortamda baz, bazık ortamda asit gibi davranırlar.
¦ İzoelektrik Nokta: İzoelektrik noktada iyonlaşmış bulunan pozitif ve negatif gruplar
denge halindedir. Bir elektrik akımı uygulandıgğında amino asit molekülleri ne pozitif ne de negatif
kutba göç ederler. Proteinler bu özelliklerinden dolayı elektroforez denilen aletle kolayca
birbirinden ayrılırlar ve miktarları da belirlenebilir.
2.3. Amino Asitlerin Kimyasal Özellikleri
¦ Amino Asitlerin Peptid Bağı Yapmaları: Bir amino asidin -COOH grubu ile bir başka
amino asitin -NH2 grubu birleşerek aralarında peptid bağı oluştururlar.
Böylece amino asitler birbirleriyle peptid bağları yaparak peptid qzincirleri yaparlar. Peptid zincirmeri
proteinlerin primer yapısını meydana getirir.
¦ Amino asitler susuz HCI karşısında etil ve metil alkolle esterler yaparlar.
¦ Amino asit esterleri alkolik veya anhidröz amonyakla muamele edilirse amino
asitlerin amidleri meydana getirirler.
¦ Amino asitlerin amin grupları bir sölüsyon içerisinde metil iyodür veya dimetil sulfat
ile muamele edilirse, kolaylıkla metilleşebilirler.
¦ Prolin ve hidroksiprolin dışındaki amino asitler nitröz asitlerle reaksiyona girerek
azot açığa çıkmasını sağlarlar. Amino asitlearin bu özelliklerin yararlanarak protein
miktar tayını yapılır.
¦ Amino asitlerin formaldehit ile muamelesiyle amino asit miktarı tayini yapılabilir.

H2 N - C - COOH + NH2 - C - COOH NH2 - C - C - N - C - R
R O
H COOH
peptid bağı
R
H
R
H
R
+ H2O
¦ Amino asitlerden glisin, sistein ve flutamin organizmada yabancı maddelerle birleşerek
organizma için zararsız hale getirilirler. Böyle maddelere konjugasyon ajanı
denir. Örneğin glisin, benzoik asitle birleşerek hippürik asiti meydana getirir. Hipürik
asit idrarla atılır.
Amino asitlerin peptid bağı yapma özelliğini açıklayınız?
2.4. Amino Asitlerin Renk Reaksiyonları
Amino asitler ve yapılarında amino asit bulunan proteinler kimyasal maddelerle renkli reaksiyonlar
verirler. Bu reaksiyonlardan yararlanarak amino asitlerin ve proteinlerin kantitatif tayinleri
yapılır. Bunlardan Ksantoprotein Millon, Hopkins Cole ve Sagakucgi reaksiyonlarına girerek
amino asitler rekli bileşikler oluştururlar. Ayrıca Biaüret ve Ninhidrinreaksiyonları proteinleri
tayininde önemli yer tutar.
¦ Ninhidrin reaksiyonu: Amino asitlerin ninhidrin ile kaynatılırsa dreaminasyona uğrarlar
ve mavi-menekşe bir renk meydana gelir.
¦ Biüret reaksiyonu: Isının etkisi ile iki mol üre birleşerek CuSO4 solüsyonu ile menekşe-
mavi bir renk verir. Reaksiyonun meydana gelmesi için en az iki peptid bağına ihtiyaç vardır.
Biüret reaksiyonun prensibini söyleyiniz.
3. PROTEİNLERİN SINIFLANDIRILMASI VE ÖZELLİKLERİ
Bileşim ve çözünürlüklerine göre proteinler: basit proteinler, bileşik proteinler ve türev proteinler
olarak üç ana gruba ayrılır.
3.1.1. Basit Proteinler
¦ Albuminler: Hayvansal ve bitkisel organizmalarda yaygın halde bulunan albuminler,
saf suda ve seyreltik tuz solüzyonlarında erirler. İnsan serumunda bulunan albumine serum albumin,
yumurtada bulunana avolbumin, kasta bulunan miyojen, sütte bulunanana laktalbumin
denir.

?
?
¦ Suda çözünemezler, seyreltik, nötral tuz çözeltilerinde çözünürler. Yumurtada ovoglobulin,
insan serumunda serum globulin halinde bulunur.
¦ Gluteinler: Bitkisel proteinlerdir. Buğdayda bulunana gliadin denir.
¦ Provitaminler: Hayvansal proteinlerdir. Özellikle balık spermasında bulunur.
¦ Histonlar: Bazik özelliktedirler. Nükleik asitlerle nükleoproteinleri oluştururlar.
¦ Sklero proteinler: İnsan ve hayvan organizmasının proteinleridir. Kollajen, elastin ve
keratin başlıca skleroproteinlerdir.
3.1.2. Bileşik Proteinler
¦ Glikoproteinler ve mukoproteinler: Glikoproteinler % 4 ten daha az karbonhidrat içerirler.
Örneğin: fibrinojen gibi mukoproteinler % 4 den daha fazla karbonhidrat içeren proteinlerdir.
PHeparin, hiyalüronik asit, kan grubu maddeleri, kodroidin sulfatlar örnek olarak gösterilebilirler.
¦ Lipoproteinler: Proteinlerin lipitlerle yaptıkları bileşiklerdir. Serumun lipit içerdiği halde
berrak kalması, bu lipitlerden hepsinin değilse çoğunun proteinlerle, lipoprotein halinde bileşmiş
olmalarından ileri gelir. Kan serumundeki liproteinler dansitelerinde göre şilomikronlar, düşük
dansiteli, çok düşük ve yüksek dansiteli lipoproteinler olarak sınıflandırılırlar. Lipoproteinler
elektroferozde ayrılmalarına göre ise ? ve ß. lipoproteinler diye iki sınıfa ayrılır.
¦ Fosfoproteinler: Fosforik asit ihtiva eden proteinlerdir. Sütte (Kazein), yumurta sarısında
(Vitellin) bulunurlar.
¦ Metalloproteinler: Bunlar demir, magnezyum, mangan, kobalt, çinko, bakır vs. gibi
metal iyonlarını içeren proteinlerdir. Hemoglobin, miyoglobin, ferittin örnek verilebilir.
¦ Kromoproteinler: Kan proteinlerinin ceşitli pigmentlerinde oluşturdukları bileşiklerdir.
Billurin, safra, pigmentleri örneği gibi.
¦ Nüleoproteinler: En çok hücrenin nukleus, mikrozom ve mitokondri kısımlarında bulunurlar.
Prostetik grup olarak nükleik asit içerirler.

3.1.3. Türev Proteinler
Basit veya bileşik proteinlerin kimyasal veya fiziksel değişikliklere uğramalarıyla meydana gelirler.
Proteinleri sınıflandırınız.
3.2. Proteinlerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
Proteinler genellikle tatsız ve kokusuz maddelerdir. Ancak proteinlerin parçalanma ürünleri ve
bazı aminoastilrin tadları acıdır.
Proteinler belirli asitler, ağır metaller ve özgül antikorlarla çökerler. Proteinlerin çöktürülmesinde
kullanılan asitler, triklorasetik asit, pikrik asit, sulfosalisilik asit, fosfotungstuk asit, fosfomoliptik
asittir. Protein solüsyonlarının çöktürülmesinde kullanılan başlıca metal tuzları, civa, çinko,
demir, kurşun, kedmiyum gibi ağır metallerin tuzlarıdır.
Proteinler çok spesifik olduğundan antijen etkisine sahiptirler. Yani bunlar yabancı bir organizmaya
sindirim yolundan başka bir yolla verildiklerinde organizmada antikorların teşekkülüne
sebep olur. Her protein kendi türüne karşı teşekkül etmiş bulunan spesifik ankoru ile çökelir.
Genel olarak proteinlerin sulu solüsyonları izoelektrik noktaları civarında ısıtılırsa, solüsyon
içindeki proteinler koagüle olmuş bir protein eski biyolojik özelliklerini kaybeder.
Isıtma dışında bazı fiziksel veya kimyasal etkenler proteinlerin doğal yapısının bozulmasına
(denatürasyona) neden olur.
Denatürasyon neye denir?
3.3. Bazı Önemli Proteinler
3.3.1. Kan Plazması ve Serum Proteinleri
Kan ve en büyük kısmı su olan ve bu suyun içinde çözünmüş organik ve inorganik maddeleri
suspansiyon halinde dağılmış kan hücreleri (eritrosit, lokosit, trombosit gibi)ni ihtiva eden bib
sistemdir. Kan damardan alındıktan sonra bir süre bekletilirse pıhtılaşır ve kan serumu adı veri-

?
?
len sarımtrak bir sıvı ayrılır. Kan pıhtısı suda çözünemeyen renksiz, ağ şeklindeki bir protein
olan fibrin ile bu ağı tarafından tutulan kan hücrelerinden ibarettir. Fibrin, kan proteinlerinden biri
olan fibrinojenin ağ teşkili ile bu fibrin ağı tarafından tutulan kan hücrelerinden ibarettir. Fibrin,
kan proteinlerinden biri olan fibrinojenin ağ teşkili ile pıtılaşyarak değişmesi sonunda meydana
gelir.
Damardan taze alınmış kanın pıhtılaşmasına bazı antikoagülanlar (pıhtılaşmayı önleyici maddeler)
ilave edilirse engel olunabilir. Böyle bir kan santrifüj edilirse kan hücreleri çöker, üstteki
sıvı kan plazmasıdır. Plazma ile serum arasındaki fark, plazmanın fibrinojen içermesidir.
Kan plazmasının proteinleri fibrinojen, serum albumin ve serum globulinler, kan serumunun
proteinleri serum albumin ve serum globülinlerdir.
¦ Serum albumin: Normal halde plazmada veya serumda % 3-4 g. albumin bulunur. Albuminler
elektroforezde göç hızlarına göre pre-albumin ve albumin olarak iki fraksiyona ayrılırlar.
Kanda çok az çöjzünen madllerle bileşerek bu maddeleri serumda çözünmüş halde tutar.
Osmotik basıncın düzenlenmesinde rolü vardır.
¦ Serum globulin: Plazma veya serumda % 2-3 g. kadardır. ? ve ß, ? globulin olarak üç
fraksiyon halinde bulunurlar.
? globulinler immüno globulinlerdir. Globulinler de bazı maddeleri serumda çözünmüş halde tutarlar.
¦ Fibrinojen: Bileşik bir protein olan fibrinojen sınıfından olup % 4 kadar karbonhidrat ihtiva
eder. Kanın pıhtılaşmasında önemli rolü vardır.
¦ Hemoglobin: Oksijen taşınmasında rol oynar. Hemoglobin yapısındaki protein kısmı,
herbiri 17.000 molekül ağırlığında dört peptid zincirinden meydana gelmiştir.
Kan serumu proteinleri nelerdir?
3.3.2. Kanın Pıhtılaşması
Normal şartlarda damarlar içinde dolaşan kan pıhtılaşamaz. Kanın pıhtılaşması esnasında bir
korunma mekanismasıdır. Herhangi bir kesik ya da yaralanma halinde damar dışına sızmaması
için kan pıhtılaşır.

?
Kah pıhtılaşması başlıca iki safhada meydana gelmektedir. Bu iki safhanın herbiri çeşitli faktörleri
alan birtakım karışık reaksiyonlar üzerinden yürür. Birinci safha protrombin'in Ca++ ve
tromboblastin etkisi ile trombine düşürmesini içeren reaksiyonlar zinciridir. İkinci safhada ise
meydana gelen trombinin etkisi ile plazmada çözünmüş halde bulunan fibrinojenin çözünmeyen
fibrin haline geçmesidir. Damar dışında, bir tüpe alınan kan 5-8 dakikada pıhtılaşır. Kan
plazmasını şu şekilde gösterebiliriz.
Kan pıhtılaşmasında rol oynayan 12 faktör bilinmektedir. Bu faktörlerin eksik veya yetersiz oluşu
pıhtılaşmayı önler veya geciktirir. Florür, sitrat, oksalat ve heparin kan pıhtılaşmasını önleyen
maddelerdir.
Plazma ve serum nasıl elde edilir? Aralarındaki farkı söyleyiniz.
3.3.3. Proteinlerin Sindirim ve Emilimi
Protein metabolizması aslıda amino asitlerin metabolizmasıdır. Besinlerle alınan proteinler
organizma için yabancı maddelerdir. Organizmanın yararlanabilmesi için bu proteinlerin sindirim
kanalından kendilerini teşkil eden yapı birimlerine yani amino asitlere kadar yıkılmaları
gerekir.
Proteinlerin sindirimi midede başlar ve bağırsaklarda devam eder. Mide hücreleri tarafından
salgılanan ve mide özsuyunda bulunan pepsin denilen bir enzim yine mide özsuyundaki HCI
proteinlerin yardımıyla peptid bağlarını yıkar. Çeşitli büyüklükte peptidler ve amino asitler meydana
getirir.
İnce bağırsağa geçen bu karışım burada tripsin, kimotripsin ve karboksipeptitoz enzimlerinin
etkisi ile proteinlerin çoğunluğu amino asitlere yıkılarak emilirler.
Proteinlerin sindirim ve emilimi nasıl olmaktadır?

?
Protrombin
CA , tromboblastin
Trombin
Fibrin
++
Protrombin Trombin
?
¦ Amino asitlerin kullanış yerleri: Amino asitler organizmada, doku ve kan proteinlerinin
yapımında, azot içeren maddelerin yaımında, amonyak ve ürenin sentezinde, diğer amino
asitlerin yapımında, karbonhidratların yapılmasında ve enerji elde edilmesinde kullanırlar.
¦ Azot dengesi: Normal halde yetişkinlerde organizmaya giren azot ile organizmadan
çeşitli yollarla atılan azot arasında bir denge vardır. Büyümekte olan çocuklarda, gebelikte ve
hastalıktan sonraki iyileşme devresinde alınan azot, dışarıdan atılan azottan fazladır. Bu duruma
"pozitif azot dengesi" denir. Ateşli hastalıklarda yeterli protein alınmaması halinde, albuminüri
veya diğer katabolik hastalıklarda vücuda girenden daha fazla dışarı atılır. Bua "negatif
azot dengesi" denir.
¦ Transaminasyon: Transiminaz veya aminotransferazlar denen enzimlerin aracılığı ile
amin grubunun bir amino asitten bir alfa-keto asite nakledilmesi sonucu yeni bir amino asit ve
yeni bir alfa keto asitin teşekkül etmesi olayına transaminasyon denilmektedir. Transaminasyon
reaksiyonu katalize eden enzimlere "transaminazlar" denir. Glutamik asitten, oksal asetik
asite aming grubunu transfer eden enzime "glutamik oksal asetik trensaminaz (GOT) enzimi
denir. Glutamik pivurik transiminaz (GPT)" enzimi denir. Bu iki enzim klinik biyokimyada karaciğer
fonksiyonları yönünden çok önemlidir.
Transaminasyon reaksiyonlarını söyleyiniz.
3.3.4. Amonyak Teşekkülü
Amonyak, bağırsaklarda bakterilerin proteinlere etki etmesi sonucunda oluşur. Ayrıa amino
asitlerin amin (NH2) gruplarını kaybetmeleri (deaminasyonu) sonucunda, amonyak teşekkül
eder.
3.3.5. Üre ve Kreatinin Sentezi
Memelilerde proteinlerin metabolizmasının son ürünü olarak üre teşekkül eder. Metabolik reaksiyonlar
sonucu teşekkül eden NH3 (amonyak) ve karbondioksit (CO2) birleşerek üreşi
oluştururlar. Oyluşan üre idrarla dışarı atılır. Yetişkin normal bir insanda idrarla 24 saatte 30 gr
kadar üre atılır.

?
Tek reaksiyon olarak basite indirgediğimiz üre oluşumu aslında "ornitin" veya "üre" siklusu diye
adlandırılan bir dizi reaksiyonlar sonunda oluşur.
Organizmada amino asitlerden faydalanarak aslında protein niteliği taşımayan, azot içeren biyolojik
açıdan önemli "kreatin" gibi maddelerde yapılır. Kreatin'in fosforlu bir bileşiği olan kreatin
fosfat kaslarda yüksek enerji bir bileşik olarak görev yapar. Fosfor kreatin enerjiye ihtiyaç olduğu
zaman fosforik asidini vererek "kreatin"e dönüşür. Kreatinin serbest kreatin den de oluşabilir.
Kreatinin de üre gibi idrarla dışarı atılır. Böbrek fonksiyonlarını belirlemede atılan üre ve
kreatinin miktarlarını belirlenmesi çok önemlidir.
Üre ve kreatinin miktar belirlemesinin önemini belirtiniz.
Proteinler tüm canlı organizmaların en önemli yapı maddeleridir. Canlıların büyümeleri, üremeleri,
kalıtım özelliklerinin ber nesilden diğer bir nesle taşınması hep protein ihtiva eden maddelerin
aracığıyla olmaktadır. Yaşayan hücrelerdeki metabolizma olaylarını kataliz eden enzimler,
fizyolojik etki gösteren hormonların bir kısmı ve canlı varlıkları bazı hastalıklara karşı
koruyan ankorlar gibi önemli maddelerle protein yapısındadır.
Proteinler büyük moleküllü maddeler olup, protein molekülleri yüzlerce amino asidin peptid
bağları ile birbirine bağlanmasından ileri gelir.
Amino asitler genellikle surda, seyreltik asit ve bazlarda kolay çözünürler. Amino asitler yapılarında
içerdikleri gruplara ve bulundukları ortama göre çeşitli kimyasal reaksiyonlara girerler.
Amino asitlerin girdiği bu kimyasal reaksiyonlardan faydalanarak, amino asitlerin kendilerini

2 NH3 + CO2
NH2
C = 0 + H2 O
NH2
Üre
?
Özet
veya bunların oluşturduğu protein miktarını, kantitatif veya kantitatif olarak saptamak mümkündür.
Amino asitlerin önemi sadece proteinlerin yapı birimleri olmalarından ileri gelmez. Amino asitler
metabolizmada diğer birçok reaksiyonlara da iştirak ederler.
1. Aşağıdakilerden hangisi aromatik amino asitlerdendir?
A) Valin
B) Lösin
C) İzolösin
D) Trizon
E) Metiyonin
2. Aşağıdakilerden hangisi esansiyel amino asit değildir?
A) Valin
B) Lösin
C) Treonin
D) Triptofan
E) Aspartik asit
3. Bir amino karboksil (-COOH) grubu ile, başka bir amino asitin (-NH2) grubu arasında
oluşan yapıya ne denir?
A) Ester bağı
B) Peptid bağı
C) Hidrojen bağı
D) Karbon bağı
E) Eter bağı
- 64 -
Değerlendirme Soruları
4. Bir metabolik hastalık olan "fenilketonüri" hangi amino asitin metabolize edilmemesi
ile meydana gelir?
A) Tirozin
B) Fenil alanin
C) Triptofan
D) Treonin
E) Metiyonin
5. Aşağıda sayılan kan proteinlerinden hangisinin uzaklaştırılmasından sonra geriye kalan
sıvıya serum denir?
A) Albumin
B) Globumin
C) Fibrinojen
D) Pre-albumin
E) Hemoglobin
6. Proteinlerin sindirimi ............................. de başlar.
A) Ağız
B) Mide
C) İnce bağırsak
D) Kalın bağırsak
E) Safra kesesi
7. Memelilerde protein metabolizmasının son ürünü ............... dır.
A) Glukoz
B) Ürik asit
C) Üre
D) Amonyak
E) Hiçbiri
- 65 -
8. Kan pıhtılaşmasını önleyen aşağıda sıralanan kimyasal maddelerden hangisi kan
bankasında kanın pıhtılaşmadan muhafaza edilmesinde kullanılır?
A) Hepharin
B) Florür tuzları
C) Oksalat tuzları
D) Nitrat tuzları
E) Sitrat tuzları
Gözükara, Engin M. Biyokimya Ankara Ofset Pepianat Ltd. Şti. 1990.
Lehninger, Albert L. Biochemistry, New York Wort Puplishers, Inc 1988.
Yenson, Mutahhar. İnsan Biokimyası, İstanbul Üniversitesi Tıp. Fak. Yay. No: 128, 1989.
Bingöl, Gazenfer, Biyokimya, Ankara: Mis Matbaası, 1981.

 
Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı! Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Doktorunuza Danışmadan sitede yer alan diyet ve benzerine Başlamayınız !! Sitede yer alan tıbbi ilaçlar Eczacı ve Doktorlara yönelik bilgilerdir.
    eurostargym.com adsense gizlilik politikasi